Sevgi

ikra

Yönetici
23 Ocak 2015
606
662

Sevginin ve Sevmenin Önemi

Sevginin ve Sevmenin Önemi

Sevgi
İnsan hayatında çok önemli bir yere sahip olan, ancak göstermekten her zaman çekinilen sevgi günlük yaşamın en fazla kullanılan sözcüğü olmaktadır.

Genel olarak sevgi pek çok farklı anlamı içinde barındıran ve değişik özelliklere sahip olan en güzel duygulardan biridir. Çünkü her ne olursa olsun ya da nasıl bir tarzda olursa olsun insan sevmeden asla yaşayamaz. Günlük yaşamda en çok konuşulan ve söylenen sözlerin içinde bile her zaman bu kelime bulunmaktadır. Atalarımızın bile söylemiş olduğu en güzel sözlerden biri “Her işin başı sevgi ve saygıdır.” olup tüm anlatılmak istenenlerin adeta bu kısa söz ile özetlemişlerdir.

Sevgi Duygusunda Bulunan Çeşitlilik
Dünyanın her neresine gidilirse gidilsin sevgi her zaman en önemli ve ihtiyaç duyulan duyguların, hatta kesinlikle olması gereken bir gereksinimdir. Ancak insan içinde olan sevgi duygusu farklı çeşitlerde olup bu bir anne ve babasının evladına olan sevgisi ya da evladın ailesine olan duygusudur. Bunların yanı sıra arkadaş, dost, akraba, insan ve bunun gibi pek çok farklı şeyleri sevmekte bir sevgi çeşidi olmaktadır. Ayrıca insanların kendileri için özel olan kişiye yani eşine ya da sevgilisine duyduğu aşk da bir sevgi türü olmaktadır.

En önemlisi de bu tür sevmek olsa gerek. Bazen insanları Leyla ve Mecnun’dan daha beter eder, bazen de karşılıklı olan aşk sayesinde dünyanın en mutlu insanı oluverirsiniz. Hayatın en güzel anlamı olan sevgi anlayışı kimi zaman insanı çok mutlu eder, kimi zaman ise dünyanın en mutsuz ve karamsar insanı olmasına neden olur. Her ne olursa olsun her hali ile sevmek ve sevgiyi göstermek çok daha güzel olmaktadır. Her türlü şansızlıklara rağmen insan kesinlikle sevmekten ve insan sevgisi duygusundan asla vazgeçmemelidir.

Allah Sevgisi
Sevgi her zaman çok özel ve anlamlı bir söz olmasını yanı sıra çok fazla ihtiyaç duyulan en güzel duyguların başında gelmektedir. Bu kadar sevgi çeşitleri arasından insanların en çok değer verdiği ve kesinlikle olması gereken Allah sevgisi hiçbir şeyle ölçülmez. Allah sevgisi dünyanın her yerinde değeri ve yerinin değişmediği en özel duygudur. Her iyiliğin başı Allah’ı sevmektir ve her zaman karşılığını almak garanti olan tek sevgi çeşididir.

Dünyada çok mutlu bir yaşam ve ahirette cennet ile ödüllendirilmek sonsuz nimetlerden yararlanmak sadece bu sevgi ile elde etmek mümkün olmaktadır. Ancak Allah’ı sevmek için O’nu tanımak ve bilmek ile olacaktır. Alemleri yaratanı tanıdıkça daha fazla sevecek ve yarattıklarını da sevmeyi öğreneceksiniz. Sevginin en güzelinin O’nu sevmek olduğunu her geçen gün daha fazla anlayacaksınız.

Dünyada Sevginin ve Sevmenin Önemi

Genel olarak insanlar yaşamaya bağlı olmaları ve yaşamının anlamını ancak severek anlayabilirler. Bu neden ile dünyada bulunan her şeyin tadını anlamak ve huzurlu bir yaşam için çevrenizde bulunan faktörleri sevmeyi bilmelisiniz. Dünyada sevginin ve sevmenin önemi yaşadıkça anlaşılır. Özellikle insanlar sevdiği bir şeyleri kaybettiği zaman bu duygunun ne kadar zor ve kolay olduğunu görecektir. Ama yine de dünyanın en güzel duygusu sevgi olduğu yaşadıkça daha fazla görülecektir.

Sevgi bir tutkudur, ama aşırı tutku asla sevgi değildir. Sadece saplantıdır ve insana her zaman en fazla zarar vereni budur. Canlıyı sevmek ve ona değer vermek her zaman insanın hayatının daha güzel olmasına yardımcı olur. Hayatınızın her saniyesinin özel ve anlamlı geçmesiniz isterseniz sevmekten asla vazgeçmeyin.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/sevgi.357/
 
11 Haz 2020
71
89

İnsan Allah'ı ve Resul'ünü her şeyden çok sevmeli ve sevdiği şeyleri de onun için sevmelidir. Allah için sevmeye hubb-u fillah denir. Bunun imanın temeli olduğu bildirilmiştir. İnsan Allah'ın sevdiklerini sevmeli, sevmediklerini de sevmemelidir. Yunus Emre Hazretleri ve Hazret-i Mevlânâ gibi büyüklerin sözlerini yanlış yorumlayarak 'insan her yaratılanı sevmelidir. Yahudi, Hristiyan, putperest, Mecûsi, budist vs. kim olursa olsun onları da sevmemiz ve inançlarına saygı göstermemiz gerekir.' demek çok yanlıştır. Müslüman bir kişi Müslüman olmayan bir insanın inancını sevmez ve o batıl inançlara 'o da bir görüştür, doğru yönleri vardır' diyerek höşgörüyle yaklaşmazç. Ancak bu, onlara zulüm yapma hakkını da vermez. İnanmayan kişilere de adaletli davranmak ve asla onların kalbini kırmamak gerekir. Tam tersine yaşantımızla onlara örnek olmamız şarttır. Sevgisiz hayat sadece nefes allmaktan ibarettir. Sevgisiz yapılan işler başarıyla sonuçlanmaz ve fazla uzun sürmez. Ancak sevgi sadece kalpte kalan bir duygu
olursa ve davranışlarla, sözlerle dışarı yansımazsa onun gerçek sevgi olduğu söylenemez. İnsan sevdiğini iddia ediyorsa sevgisinin gereklerini de yerine getirmelidir.
 

ikra

Yönetici
23 Ocak 2015
606
662

Saz çalmadığı sürece Saz, değildir .Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir .
Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır .Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir,Sevgi,Allah tarafından insana verilen büyük bir nimettir. Kiminin elinde heba, kiminin elinde vefa olur
 

ikra

Yönetici
23 Ocak 2015
606
662

Ne geriye bak kızgınlıkla ne de ileriye korkuyla... Sadece etrafına bak "farkındalıkla"

#JamesThurber #farkındalık #mutlu
 
14 Haz 2020
70
49

Ne geriye bak kızgınlıkla ne de ileriye korkuyla... Sadece etrafına bak "farkındalıkla"

#JamesThurber #farkındalık #mutlu


Evet, bu sözde de ifade edildiği gibi insan geçmişe çok takılı kalmamalı, gelecek hakkında da fazla endişeli olmamalıdır. Tabii ki insan önceden yaşadıkları için pişmanlık duymalıdır. 'Geçmişe takılı kalmamak' demek; 'her şeyi unutun gitsin, hiç yapmamışsınız gibi sayın' demek değildir. İnsan geçmişte yapmadığı ibadetlerini kaza etmeli, hakkına girdiği kişilerin maddi haklarını onlara ulaştırmalı ve onlarlı bulup helallik almaya çalışmalıdır. Ayrıca önceden yaptığı hatalardan ders çıkarmalı, onları bir daha tekrarlamamak için çaba göstermelidir. Fakat olan şey değiştirilemeyeceğine ve geçen zaman geri gelmeyeceğine göre kaçırılan fırsatlar için üzülmenin anlamı yoktur. İnsan yeni fırsatlar keşfedebilmek için bugün farkındalıkla bakmalıdır. Mü'minin bakışı ibret, susması tefekkür olmalı diye buyrulmuştur. İnsan etrafında olup bitenlere duyarsız kalmamaldır. Mutluluk penceresinin önüne konan bir kuş iken, o; eğer penceresini açmazsa o kuş nasıl içeri girebilir? Bunun için insanların her şeye sadece zâhiri-maddi boyutuyla bakmaması, mânevi boyutunu düşünmesi, iç yüzünü görmeye çalışması gerekir. Başarı ve huzur böyle elde edilir.
Her insan hastalanmaktan, doğal âfetlerden, ansızın ölmektnen, yakınlarının başına bir şey gelmesinden,vb. korkar. Gelecek kaygısı, 'yarın ne olacak?' merakı her insanda vardır. Fakat gaybı Allah'tan başka kimse bilmez, onun izin verdiği kişiler bundan müstesnâdır. Örneğin Peygamber Efendimiz kıyamet alâmetlerini bildirmiştir. Pek çok evliyânın da gelecekle ilgili verdiği haberlerin doğru çıktığı tecrübe edilmiştir. Vahiy ve Allah'tan gelen ilham dışında, insanların gelecekte ne olacağını öğrenmesi mümkün değildir. Burç yorumları ve fal gibi hurafelere inanmamalıdır.

Her insan zor günler için hazırlık yapar, 15-20 yıl sonrası için bile planları ve hayalleri vardır. Ancak bu durum âhireti unutmaya sebep olmamalıdır.


İnsan 'sonum nasıl olacak, kabirde ne yapacağım, âhirette nereye gideceğim?' diye düşünüp bu korkuları taşımalı, dünyalık işler için gelecek konusunda aşırı endişeye kapılarak hayatı kendine zindan etmemelidir. Çünkü her şey neticede olacağına varır.
 
Üst