Eş Sevgisi

Zeynep

Member
Katılım
13 Eyl 2019
Mesajlar
20
Eş Sevgisi

Mensubu olmakla iftihar duyduğumuz ve bunu her zaman ve yerde göğsümüzü kabartarak ifade ettiğimiz dinimiz aileye ve ailenin her birine çok büyük değer vermiştir.
Toplumun en küçük parçası olarak ifade edilen ancak toplumu toplum yapan ve vatanın bütünlüğünü koruyan aile korunursa insanlar korunur. Çünkü aileler köyleri, mahalleleri, ilçe ve evleri kısaca vatan ve milleti oluştururlar.
Ailenin korunmasında en büyük görev anne ve babaya düşmektedir. Bu anlamda eşlerin birbirine karşı görevleri vardır ve her iki taraf da birbirlerini sevmeli, bu sevgisini göstermelidir.
Dinini tam bilmeyen hatta hiç bilmeyen desek asla abartmış olmayız kişiler sanki eşlerin birbirine karşı sevgisini göstermek günahmış gibi hareket ederler. Halbuki Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde; “Sizden biriniz diğerini sevdiğiniz zaman bunu söylesin” buyurmuşlardır. Bir insanın kendisini sevdiği arkadaşına bile “arkadaşım Allah için seni seviyorum” demesi ayıp değilse ve Peygamber efendimiz bunun söylemeyi teşvik ediyorsa, sevgiyi en fazla hak eden eşe karşı bunun söylemek hiç ayıp olur mu?
Ahlaksızlık ile sevgi gösterisini birbirine karıştırmamak gerekir. Bir eşin örneğin erkeğin eşinin elinden tutması, bir mekanda sandalyesini çekip ona nezaketle davranması, onu el üstünde tutması, ona yer açması, seni seviyorum demesi, ona çiçek alması, sürprizler yapması günah değildir. Sevgiyi artırmaya yönelik bu hareketler dinimiz tarafından da teşvik edilmektedir.

Uygun olmayan eşlerin aile ahlakına uygun olmayan biçimde toplum içerisinde ancak baş başa kalındığı takdirde yapılacak hareketlerin sergilenmesidir.

Netice olarak dinimiz ölçülü olma dinidir. Bunun için peygamberimiz “İşlerin en hayırlısı orta yollu olanıdır” buyurarak ifrat ve tefritten sakındırmıştır. Yani bir işte çok geri kalmak ve aşırı gitmek doğru değildir. Sevgi konusunda da efendim edep edep deyip sevgiyi aşırı derecede kısmak ta doğru değildir. Seviyorum diyerek aile hayatını sokağa çıkarmak ta doğru değildir. Doğru olan eşin izzet ve şerefini düşürmeden, onun gönlünü incitmeden, hakkını vererek taltif etmek, gönlünü hoş tutmak ve sevgiyi eksik etmemektir. Eğer dinimizi doğru anlarsa sevgimizi göstermekten geri durmayız, hurafelerle beynimizi doldurursak, Allah nasıl istiyor, peygamber nasıl yapıyor ve ne teşvik ediyor buna bakmadan yaşar gideriz.
Unutulmaması gereken bir hadise vardır. Hz. Aişe Peygamber efendimizle yeni evlendiği zaman ona sorar “Ey Allah’ın Resulü beni seviyor musun?” peygamberimiz “Evet” deyince, “peki nasıl seviyorsun?” der. Peygamberimiz de “kör düğüm gibi” cevabını verir.
Aradan yıllar geçer ve Hz. Aişe yine Peygamberimize sorar “ Ey Allahın Resulü beni seviyor musun?” Peygamberimiz “evet” de. Hz. Aişe “nasıl” diye sorunca Peygamberimiz “ilk günkü gibi, kör düğüm gibi” cevabını verir ve sevgisini böylece gösterir.
Eğer sevgiyi göstermek ayıp olsa, idi, günah ve yakışıksız olsa idi öncelikle Peygamberimiz hem sevginizi gösterin bunu karşıdaki kişiye söyleyin demezdi. Hem de Hz. Aişe annemize sevgi cümlelerini bize ders olacak şekilde söylemezdi.
Peygamber efendimiz her konuda olduğu gibi bu konuda da bize çok güzel örnek olmuşlar ve nasıl davranmamız gerektiğini, ölçüsünü bize göstermiştir. Ne aşırıya gitmiştir ne de sevdiğini söylemekten ve bunu göstermekten geri durmuştur.
Biz ümmetine düşen de aile yapısına sahip çıkmak, eşimizi sevdiğimizi söylemek ve bunu göstermektir.
Bizim dinimiz sevgi dinidir ve sevginin üstünde insanlara etki eden başka bir güç yoktur.

Kaynak: https://www.sevgiforum.com/konular/es-sevgisi.33/

 
Üst